GEÇMİŞ Mİ?

Yazar  |  Yorum Yok
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

              Geçmişten gelen hataları var hepimizin. Ya da kendini suçladığı anlar. Arada sırada kendimizle yüzleştiğimiz anlarda bazen bizi kemirip, bitiren anılar.. Geçmişe dair keşkelerin yükü büyüktür. Peki bavulumuzda neden bu kadar keşke var? Yolda yürümeye devam ederken yakamızı bırakmayan geçmişi arkamızda bırakma çabalarımız ve bu uğurda görmeden geldiğimiz yaşantımız. Hayatımızı koparılıp atılacak bir defter kağıdı gibi yaşamak..üstüne üstelik o defterde daha ne kadar sayfa kaldığını bilmeden kendimizden iyileşme adında eksilmemiz bizi nereye sürüklüyor?  Ne zaman yeni bir ilişkinin kapısına gelsek öncekilerle karşılaşma korkumuz çıkar su yüzüne. Çocukken izlediğimiz korku filmlerindeki hissi aratmayan daha güçlü bir hisle karşı karşıya kalırız. Ellerinizi kaldırın IMDB puanımız 9 ve bu seneki Oscar kesinlikle bizde!!

             Hayatımızı sürekli bir senaryodan ibaretmiş gibi yaşarız. Spontane mutluluklara öyle bir kapanırız ki sonunda iyileşmesi gereken kalbimizi hissizleştirip önümüze sunar beynimiz. Kalbimizi bu kadar kıran şeyleri bizim ürettiğimiz aklınıza geldi mi hiç? Peki bu düşünceye ne kadar kulak verdik?

          Belkide bizi yeniden gölgesine almasını umduğumuz çınar ağacından uzaklaşmamız gerekiyordur. Yeni bir çınar ağacı için değil belki bir botanik bahçesi için.. İçini renkli güller ve palmiye ağaçlarıyla süsleyebileceğiniz sonbaharda yapraklarını dökmemek yerine iklim değişikliklerini şeffaf bir biçime sizinle yaşayabilecek bir bahçe.. Hepimizin hakkettiği şey işte bu. Bizi köşeye kıstıran geçmişteki hatalarımız mı? Yoksa asla görmezden gelemediğimiz bir hayaletin gölgesinde yaşamak mı? Günümüzü mahvedebiliyorsa geçmiş gerçekten geçti mi?

Ayça Yurttaarslan
Ayça Yurttaarslan

Latest posts by Ayça Yurttaarslan (see all)

Bir Cevap Yazın